Yavuz Sezer Anma Konuşmaları

İran’da Dört Yıl: Myron Bement Smith ve İran’da İslam Mimarlığı Tarihi

Paylaş

11 Aralık 2025 / 18.30 Geçmiş Aktivite

İran'da Rıza Şah Pehlevi'nin (hük. 1925-1941) başlattığı modernleşme reformları kapsamında sanat, mimari ve arkeoloji, yeni ulusun inşasında rol almıştı. Pehlevi, İslam mimarisinin artık gayrimüslim araştırmacıların da erişimine açılmasını buyurdu. Erişim ve araştırma için bir mücadele başladı. İranlı olmayan mimarlık tarihçilerinin bilimsel araştırmalarının bu "ilk başlangıcı"nın öyküsü, günümüz akademik çevrelerinde giderek daha fazla ilgi odağı haline gelirken, büyük ölçüde ihmal edilmiş ve neredeyse unutulmuş bir isim var: Amerikalı Myron Bement Smith (1897-1970).

Smith, 1933'ün sonlarında İran'a gelmiş ve 1937'ye kadar American Council of Learned Societies'in sponsorluğunda saha çalışmaları yürütmüştü. Girişimci Arthur Upham Pope etrafında toplanan Amerikalı çağdaşlarından uzaklaşan Smith, Tahran'daki İran Bastan Müzesi Müdürü André Godard ile ittifak kurmaya çalıştı, dört yıl saha çalışmaları yürüttü ve 1930'lar boyunca istikrarlı bir şekilde İslami dönem anıtları üzerine monografiler üretti. 1938'de Amerika Birleşik Devletleri'ne dönüşünü, kısıtlı imkanlarla geçen uzun bir dönem izledi. 1947'de Johns Hopkins Üniversitesi'nde doktorasını tamamlamasına rağmen, İran İslam mimarisinde tonoz üzerine çalışması henüz yayımlanmadı.

Smith'in mimarlığa bir konu ve araştırma alanı olarak bakışını ve bu bakışın meslektaşlarının benimsediği yaklaşımlarla ilişkisini tanımlayarak, İran İslam mimarisi çalışmalarının tarihine dair anlayışımız nasıl farklılaşabilir?

David J. Roxburgh konferansta, Smith'in 1972'de Washington, D.C.'deki Smithsonian Enstitüsü'ne bağışlanan geniş arşivinden yararlanıyor. 

Pera Müzesi Oditoryumu'nda gerçekleşecek etkinlik ücretsizdir ve kayıt gerekmemektedir. Etkinlik dili İngilizcedir.

David J. Roxburgh Hakkında
Harvard Üniversitesi, Prens Alwaleed Bin Talal İslam Sanatı Tarihi Profesörü olan David J. Roxburgh, 1988’de Edinburgh Üniversitesi’nde yüksek lisansını, 1996’da Pennsylvania Üniversitesi’nde doktorasını tamamlamıştır.

Araştırmaları, Moğol döneminden erken modern dönemlere kadar İran ve Orta Asya'daki sanat ve mimari üzerine yoğunlaşmaktadır. Yayınları arasında albümler, Arapça ve Farsça birincil kaynaklar (örneğin albüm önsözleri, seyahatnameler, kılavuz risaleleri), kitap sanatı, diyagramlar ve kaligrafi üzerine çalışmalar yer almaktadır. Küratörlük projeleri arasında Turks: A Journey of a Thousand Years (2005, Royal Academy of Arts), Traces of the Calligrapher (2007, MFAH) ve Technologies of the Image (2017, Harvard Art Museums) bulunmaktadır. Roxburgh ayrıca koleksiyonculuk, sergileme ve müze tarihleri ​​üzerine yazılarıyla kitap ve dergilere katkıda bulunmuştur.

Şu anda Myron Bement Smith arşivinden iki cilt halinde yayımlanacak bir kitap üzerinde çalışmaktadır.

Yavuz Sezer Anma Konuşmaları
Bu konuşma serisi, erken kaybettiğimiz arkadaşımız ve meslektaşımız Yavuz Sezer’in anısını yaşatmak amacıyla düzenlenmektedir. Yavuz Sezer, tarihe tutkuyla bağlı ve çok yönlü bir akademisyendi. Onsekizinci yüzyıl İstanbul kütüphaneleri üzerine yazdığı doktora tezi, mimarlık tarihi, şehir tarihi ve kitap tarihi alanlarını başarıyla bir araya getirmişti. Yazılarında ve konuşmalarında Osmanlı tarihi ve mimarisine duyduğu derin sevgiyi hissetmemek mümkün değildi. Şehir tarihine duyduğu özel ilgi sayesinde, İstanbul kütüphanelerinin şehrin sosyal hayatına entegre edilme sürecini canlı bir biçimde anlatmış ve bu yeni mekanların yeni kültürel anlamlar kazanma serüvenine ışık tutmuştu. Kütüphanelerin tarihi onun çalışmalarında Osmanlı okuyucularının düşünsel dünyalarına açılan bir pencere olarak da özel bir anlam kazanmıştı. İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi (ANAMED), Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü ve Yavuz Sezer’in Arkadaşları tarafından organize edilen Yavuz Sezer Anma Konuşmaları, Yavuz Sezer’in mekanlar, insanlar ve düşünceleri bir araya getiren bu çok katmanlı bakışını sürdürme amacını taşıyor. Bu amaç doğrultusunda, her yıl mimarlık tarihi, şehir tarihi veya kitap tarihi alanlarında önemli katkılar yapmış bir tarihçiyi konuk ediyoruz. Dr. Sezer’in materyal ve sosyal-düşünsel yönleriyle kültür tarihine bütüncül yaklaşımını sürdürecek bu tartışmalar ve karşılaşmalar vesilesiyle, onun düşünsel mirasını yaşatmak gayesindeyiz. 

Yavuz Sezer Kimdir?
Yavuz Sezer, 13 Eylül 1979’da Bakırköy’de doğdu. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarını İstanbul’un Kocamustafapaşa semtinde geçiren Sezer, 1997 yılında Vefa Lisesi’nden mezun oldu. Lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’nde yaptı, 2005 yılında aynı bölümde yüksek lisansını tamamladı. Doktora çalışmalarına 2008 yılında MIT’nin (Massachusetts Institute of Technology) “Sanat ve Mimarlık Tarihi ve Eleştirisi” (The History, Theory and Criticism of Architecture and Art Group) programında başladı. Bu programı 2016 yılında, “The Architecture of Bibliophilia: Eighteenth-Century Ottoman Libraries [Kitapseverliğin Mimarisi: Onsekizinci Yüzyıl Osmanlı Kütüphaneleri]” başlıklı teziyle tamamladı. Son derecede başarılı olan bu tezin kitap olarak yayınlanması yönündeki hazırlıklar halen devam etmektedir. Yavuz Sezer, 2013 yılından 2021 yılına kadar İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nin öğretim kadrosunda yer almış, burada şehir, kültür ve mimarlık tarihi alanlarında binlerce öğrenciye eğitim vermiştir. Yavuz Sezer’in Covid-19 salgını nedeniyle 24 Mart 2021 günü aramızdan erken ayrılması şüphesiz yalnızca yakınları için değil, öğrencileri, meslektaşları ve tarih disiplini için büyük bir kayıp olmuştur. Sezer’in ilgi alanları, doktora tezini yazdığı Osmanlı mimarisi alanıyla sınırlı değildi. Kendisi okuma tarihi ve düşünce tarihi, şehir tarihi (özellikle İstanbul tarihi) alanlarındaki yazı ve konuşmalarıyla da bilinmekteydi.